Romatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Aslıhan Avanoğlu Güler, halk arasında eklem iltihabı olarak bilinen artritin yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yetişkinlerde ve çocuklarda da görülebildiğine dikkat çekti. Özellikle iltihaplı artrit türlerinde tanı ve tedavinin gecikmesinin eklemlerde kalıcı hasara ve hareket kısıtlılığına yol açabileceğini vurguladı.
“GENÇ YAŞTA KALICI EKLEM HASARI GELİŞEBİLİR”
Artritin yalnızca yaşlılıkla ilişkilendirilmesinin tanıda gecikmeye neden olduğunu belirten Doç. Dr. Güler, Romatoid artrit ve psöriyatik artrit gibi hastalıkların genç ve orta yaşlı yetişkinlerde de görülebildiğini ifade etti. Uzun süren eklem ağrılarının yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Güler, şu uyarılarda bulundu:
Yarım saatten uzun süren sabah tutukluğu, el ve ayakların küçük eklemlerinde şişlik ve istirahat sırasında devam eden ağrılar dikkate alınmalıdır.
Bu belirtiler tek başına tanı koydurmasa da romatolojik değerlendirme gerektirebilir.
ERKEN TANI VE TEDAVİNİN ÖNEMİ
İltihaplı artritlerin bağışıklık sistemiyle ilişkili mekanizmalar sonucunda ortaya çıkabildiğini; genetik yatkınlık, sigara kullanımı ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynadığını belirten Güler, kronik hastalıklarda iltihaplanmanın uzun süre kontrol altına alınamamasının kıkırdak ve kemik dokusunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceğini kaydetti. Günümüzde romatoid artrit ve sedef artriti gibi hastalıklarda hastalık seyrini değiştiren ilaçlar ve biyolojik tedavilerle başarılı sonuçlar elde edilebildiğini aktardı.
Eklem sağlığının korunması için düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı vücut ağırlığının sürdürülmesi ve sigaradan uzak durulması gerektiğini belirten Doç. Dr. Güler, tek bir eklemde aniden ortaya çıkan şiddetli ağrı, şişlik, kızarıklık ve ısı artışının ise eklem enfeksiyonu gibi acil durumların habercisi olabileceğini sözlerine ekledi.