İsrail sandık başına gitmeye hazırlanırken, ülke siyasetinde askeri hamlelerin sandığa yansıması tartışılıyor. Maariv gazetesinde yer alan iddialara göre, Başbakan Binyamin Netanyahu basına kapalı gerçekleştirdiği dar kapsamlı toplantılarda, 27 Ekim’de yapılması öngörülen parlamento seçimlerine iki haftadan az bir süre kala Tahran’a yönelik başlatılacak bir harekatın iktidardaki Likud Partisi’nin seçim zaferini tehlikeye atacağı görüşünü taşıyor.
ASKERİ MÜDAHALEYE KARŞI İKİ TEMEL GEREKÇE
İsrail liderinin mevcut konjonktürde askeri bir müdahaleye sıcak bakmamasının arkasında iki temel unsur bulunuyor. Bunlardan ilki, muhtemel bir kriz anında dahi seçimlerin başka bir tarihe kaydırılmasının hukuki olarak neredeyse imkansız görülmesi. Mevcut yasal düzenlemeler uyarınca meclis dönemini uzatacak kararlar için en az 80 milletvekilinin onayı ve ertelenmeyi zorunlu kılan olağanüstü şartlar şart koşuluyor. Ancak iktidar kanadı, muhalefet blokunun böyle bir adıma destek vermeyeceğinden emin görünüyor.

OLASI MİSİLLEMENİN SİYASETE ETKİSİNDEN KORKUYOR
Diğer önemli etken ise Tahran’ın vereceği olası yanıtın iç siyasette oluşturacağı yıkıcı etki olarak öne çıkıyor. İktidar partisi mensupları, füzelerin hedefi olan şehirlerin, sığınaklara kapanan halkın ve meydana gelebilecek can kayıplarının seçmenin tercihini tamamen değiştirebileceğini ve bu durumun muhalefet lideri Gadi Eisenkot ile ortaklarına yarayacağını savunuyor. ABD kaynaklı analizlerde de olası bir misillemenin İsrail’e yüzlerce füzeyle karşılık verilmesine yol açabileceği ve zamanlamanın sorgulanacağı ifade ediliyor.
WASHİNGTON-TEL AVİV HATTINDAKİ GÜVENLİK TRAFİĞİ
Askeri kanatta da gündem seçim takvimi ve operasyon olasılıkları etrafında şekilleniyor. Axios’un haberine göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile ABD’li mevkidaşı Dan Caine, çatışmaların önümüzdeki haftalarda yeniden başlama ihtimalini ve bunun sandık takvimine yansımalarını değerlendirdi.
Bir yandan da Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yoğun bir telefon trafiği yürütülüyor. Beyaz Saray iki liderin savaşı görüştüğünü reddetse de bu tutumun Trump’ı siyasi baskılardan koruma amacı taşıdığı düşünülüyor. İsrail Başbakanlığı ise görüşme trafiğini doğrulamakla yetinerek detay vermekten kaçınıyor.
MUHALEFET CEPHESİ VE BÖLGEDEKİ DİPLOMATİK DENGELER
Muhalefet sahasında yer alan Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, acil bir askeri hamleyi zorunlu kılacak olağanüstü bir durumdan haberdar olmadığını, fakat görevden ayrıldığından beri güncel istihbarat akışından uzak kaldığını ifade ediyor. Washington-Tahran hattında ise gerilim eksilmiyor. Trump bir yandan İran’a yönelik sert söylemlerini sürdürüp Pentagon’un CENTCOM’a hazırlık talimatı verdiği haberleri basına yansırken, İsrailli uzmanlar Trump’ın henüz kesin bir karar vermediğini vurguluyor. Bölgede taraflar arasında nükleer başlıklar ve deniz güvenliği üzerine dolaylı müzakereler devam etse de henüz somut bir uzlaşıya varılmış değil. İsrailli kurmaylar ise 27 Ekim’e kadar sınır hatlarında sükunetin korunmasını öncelikli hedef olarak görüyor.