T24 Haber Merkezi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon ve kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklanan Tera Portföy’ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Suçlamaları reddederek emir sistemine erişiminin bulunmadığını savunan Özel, 300 milyar liralık çıkış talebinin ardından yaşanan temerrütten saklama ve operatör kuruluşlarını sorumlu tuttu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklanan 86 şüpheli arasında bulunan eski Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel’in 1 Ekim’de savcılıkta verdiği ifadeye ulaşıldı. 27 Eylül’de başkanlık görevinden ayrıldığını, yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam ettiğini ve aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu beyan eden Özel, yöneltilen suçlamalara karşı savunma yaptı.
“Fiyatı değiştirmek amacıyla talimat vermedim”
Tera Portföy bünyesindeki fonların alım ve satım işlemlerine müdahale etmediğini ve emir iletim sistemine erişimi olmadığını savunan Özel, ifadesinde şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle manipülasyon suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Hisse fiyatını yapay biçimde yükseltmek, alıcı varmış gibi görüntü oluşturmak veya gün sonu fiyatını değiştirmek amacıyla talimat vermedim. Böyle bir amaçla yapılan toplantıya katılmadım. Fonların alım satım emir sisteminde kullandığım kullanıcı adı ve şifrem yoktu. Fiyat veya alım miktarı yönünde talimat vermedim.”
Kurum bünyesindeki işlemlerin tek bir kişinin yönlendirmesiyle yapılamayacağını öne süren Özel, “Bütün alımların araştırma raporu bulunmaktadır. Bu raporlar ve bu raporların dayanağını oluşturan çalışma disiplinini gösteren bilgiler sayın savcılığınız tarafından kurumdan talep edilebilir. Dolayısıyla bu kadar profesyonel bir sistemin herhangi bir kişinin talebi, talimatı veya emri uyarınca kişi bazlı dışına çıkılması mümkün değildir” dedi.
Özata hissesi ve etkin pişmanlık başvurusu
Soruşturmada bahsi geçen ÖZATA hissesindeki işlemlere de değinen Özel, alımların araştırma raporları ve şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimler doğrultusunda gerçekleştiğini savundu. Şirketin temmuz ayında yaklaşık 4,5 milyon dolarlık yeni iş ilişkisi açıkladığını belirten Özel, 11 Eylül 2026’da ana ortağın 2 milyon 100 bin adet payı borsada işlem gören tipe dönüştürme başvurusunun piyasada arz beklentisi yarattığını ifade etti.
Söz konusu hissede manipülatif bir işlem yürütmediklerini ve menfaat sağlamadıklarını öne süren Özel, buna karşın Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere ilgili tutarı ödeyerek başvuruda bulunduğunu söyledi. Özel, bu başvurunun suçlamaları kabul ettiği anlamına gelmediğini, lehe olan hükümlerden yararlanmak adına avukat tavsiyesiyle bu adımı attığını kaydetti.
“300 milyar liralık çıkış talebi geldi, saklama kuruluşu ödemeyi yapmadı”
Portföy yönetiminde yaşanan likidite krizine ve temerrüt sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, medyadaki haberlerin ardından yatırımcılar nezdinde oluşan tedirginliğin çıkışları hızlandırdığını ileri sürdü. Yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Son yaşanan olay bakımından piyasadaki medya algısı, gazeteciler tarafından yapılan haberler ve bunların doğal bir sonucu olarak yatırımcılar nezdindeki korku sonrasında yaşanan likidite sıkıntılarının yansıması nedeniyle 300 milyar TL tutarında çıkış talebi gelmiştir. Aynı gün ilgili saklama ve operatör kuruluşuna ödeme emrinin fon yöneticisi tarafından verilmiştir. Ancak ilgili saklama ve operatör kuruluşlarının, son yönetim ikiliminin talebine rağmen ödemeyi yapmadığı anlaşılmış ve bu durum nedeniyle zorunlu olarak temerrüt yaşanmıştır.”
Yabancı fonlar ve piyasa ilişkileri soruldu
Savcılık sorgusunda Özel’e, Aurelius, Rubellus, Shield ve Spectra isimli yabancı fonlar ile Avusturya vatandaşı Yahya Suna hakkındaki iddialar da yöneltildi. Suna’nın Avusturya ve İsviçre’de yaşadığını belirten Özel, bahsi geçen fonların Suna’ya ait olduğunu ve kendisinin Türkiye’deki halka arzlara yabancı yatırımcı sıfatıyla katıldığını söyledi.
Lüksemburg merkezli PSI isimli fonla ilişkisine yönelik soruya ise Özel, bu fonun Türkiye’deki halka arzlara katıldığını doğrulayarak, “Erol Demirbaş olarak hatırladığım bir yatırımcı üzerinden irtibattaydık. Yabancı görünümünde halka arzlardan hisse almaktadır” dedi.
Savcılığın, Erol Demirbaş’ın irtibatlı olduğu diğer isimleri sorması üzerine Özel, “Bildiğim kadarıyla armatördür kendisi. Borsadaki bütün büyüklerle tanıştığını duydum. Özellikle Namık Kemal Gökalp ve Enver Çevik’le de ilişkisi olduğunu duydum” beyanında bulundu.
(Editör: Mehmet Duran Boztepe)