Skip to content

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Haber
  • Sağlık
  • Tanıtım
  • Teknoloji
  • İletişim
  • Home
  • Eğitim
  • LGBTİ+ derneklerinden operasyonlara ortak tepki: LGBTİ+ olmak, dernek kurmak, haklarımızı savunmak suç değildir!
  • Aile
  • Dernek
  • Eğitim
  • Hak
  • Lgbti+
  • Suç

LGBTİ+ derneklerinden operasyonlara ortak tepki: LGBTİ+ olmak, dernek kurmak, haklarımızı savunmak suç değildir!

Özgür Güneş 15 Eylül 2026

T24 Haber Merkezi

LGBTİ+ dernekleri, 15 ilde düzenlenen “Ailem Güvende” operasyonlarına ortak yayınladıkları basın açıklamasıyla tepki gösterdi. LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmanın suç olmadığı belirtilen açıklamada, “Bir kişinin LGBTİ+’ların varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor? Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği hakkında bilgiye erişmek, ayrımcılığa karşı destek istemek, zorbalığa uğradığında başvurabileceği bir yeri öğrenmek neden şüpheli bir faaliyet olarak sunuluyor?” sorularına da yer verildi, insan hakları örgütlerini, kadın örgütleri, çocuk hakları savunucuları, barolar ve sendikalar dahil bütün kamuoyunu sürece itiraz etmeye çağırıldı.

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli toplam 15 ilde “Ailem Güvende” operasyonları kapsamında birçok eğlence mekânı, ev ve LGBTİ+ derneğine baskın düzenlendi. Çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bazı internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Operasyonlar, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş”, “müstehcenlik” ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak” iddialarıyla başlatıldı. Kaos GL’ye düzenlenen operasyonda 21 kişi gözaltına alındı. Derneğe düzenlenen operasyonun ihbar üzerine başlatıldığı kaydedildi.

15 ilde “Ailem Güvende” operasyonları: LGBTİ+ dernekleri ve eğlence mekânları basıldı; yüzlerce kişiye adli işlem yapıldı!

Kaos GL’ye “müstehcenlik” operasyonu: Yedekler dahil yönetim ve denetim kurulu üyesi 21 kişi gözaltında

Operasyonların üzerine LGBTİ+ dernekleri ortak bir basın açıklaması yayınladı. Açıklamanın tam metni şöyle:

“12 Eylül gecesi LGBTİ+ derneklerinin ve aktivistlerin internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin ardından, gece saatlerinden itibaren farklı şehirlerde arkadaşlarımızın evlerine ve derneklerimize yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.

Dernek yöneticileri, hak savunucuları ve aktivistler gözaltına alındı. Adalet Bakanı’nın ‘Ailem Güvende’ adıyla duyurduğu operasyonun açıklamasında LGBTİ+ dernekleri; istismar, müstehcenlik ve uyuşturucu suçlamalarıyla aynı manipülatif anlatının içine yerleştirildi. LGBTİ+ dernekleri olarak yaşananlara, kullanılan dile ve bu dilin hayatlarımız üzerindeki sonuçlarına ilişkin söyleyeceklerimiz, soracaklarımız var.

“LGBTİ+’lar ailelerin dışında yaşayan, topluma sonradan eklenmiş insanlar değil!”

Önce şu soruyla başlayalım:

Şimdi kim güvende?

Bir LGBTİ+ derneğinin kapısına polis dayandığında, bir hak savunucusu gece evinden alındığında, bir dayanışma kanalına erişim engellendiğinde hangi aile güvenceye alınmış oluyor?

Şiddet gördüğü evden çıkmaya çalışan hangi kadına barınabileceği bir yer sağlanıyor?

‘Ailem Güvende’ adını verdiğiniz operasyonun ardından kadınlar erkekler tarafından öldürülmeyecek mi?

Şiddete maruz bırakılanlar, aile dağılmasın diye susmaya zorlanmayacak mı?

Bu soruları aile içindeki bütün ilişkileri aynılaştırmak için sormuyoruz. Güvenlik iddiasının, aile içinde yaşanan şiddet karşısında ne anlama geldiğini soruyoruz. Aileyi kendiliğinden güvenli ilan eden, tehlikeyi sürekli onun dışında arayan bir anlayış, evin içinde yardım bekleyenleri nasıl koruyacak?

Ailenin adını korurken içindeki insanların hayatını korumayan bir siyasetin ikiyüzlülüğünü bugün konuşmak zorundayız. Üstelik LGBTİ+’lar ailelerin dışında yaşayan, topluma sonradan eklenmiş insanlar değil. Bizler o ailelerin çocukları, kardeşleri, ebeveynleri ve yakınlarıyız. Ailelerimizle birlikte yaşıyoruz; bazen ailelerimiz tarafından destekleniyor, bazen onların içinde şiddete uğruyoruz. Kendi ailelerimizi, yakınlıklarımızı, dayanışma ilişkilerimizi kuruyoruz.

Ailenin korunması, LGBTİ+ düşmanlığının gerekçesi yapılabilir mi?

Bir kişinin LGBTİ+’ların varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor?
Başsavcılık açıklaması, çocukların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında ‘yönlendirildiği’ iddiasından başlayarak dernekleri, bu derneklere kaynak sağlayanları, istismarla suçlanan kişileri ve eğlence işletmelerini aynı cümlede birbirine bağlıyor. Oysa kamuoyuna sunulan metin, hangi derneğin hangi somut eyleminin hangi istismar fiiliyle nasıl ilişkilendirildiğini açıklamıyor. Bu ilişkinin delilleri gösterilmeden, yan yana sıralanan kelimelerden bir suç tablosu kuruluyor.

“Bir kişinin LGBTİ+’ların varlığından haberdar olması hangi gerekçeyle istismarla aynı anlatıya yerleştiriliyor?”

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği hakkında bilgiye erişmek, ayrımcılığa karşı destek istemek, zorbalığa uğradığında başvurabileceği bir yeri öğrenmek neden şüpheli bir faaliyet olarak sunuluyor? Derneklerin, eğlence mekânlarının, uyuşturucunun ve farklı kişiler hakkındaki iddiaların tek bir operasyon başlığı altında toplanması, aralarında kendiliğinden bir suç ilişkisi bulunduğunu göstermez. Böyle bir ilişki iddia ediliyorsa somut olarak ortaya konulması gerekir. Eğlence mekânlarından alınan görüntülerin, derneklerin isimleri ve istismar suçlamaları eşliğinde, görüntünün nerede çekildiği ve hangi iddiayla ilgili olduğu açıkça belirtilmeden sunulması, kamuoyunda bir gece kulübünün içini dernek merkezi sanacağı, bir adreste bulunduğu söylenen şeyi bütün derneklerle ilişkilendireceği bir izlenim yaratılması kabul edilemez. Görüntülerin yan yana getirilmesi, hukuken kurulması gereken ilişkinin yerini tutamaz. Nerede bulunduğu, kime ait olduğu ve hangi kişiyle ilişkilendirildiği ayrıştırılmadan açıklanan toplu bir ‘ele geçirilenler’ listesi de LGBTİ+ dernekleri hakkında suç kanıtı gibi kullanılamaz.

Buradaki itirazımız, eğlence mekânlarında bulunan insanları suçlu kabul edip kendimizi onlardan ayırma çabası değil. Bir barda bulunmak, gece hayatına katılmak, dans etmek veya LGBTİ+ olmak kimseyi suçlu yapmaz. Herkesin masumiyet karinesine, özel hayatına ve insan onuruna saygı gösterilmesi gerekir. Dernek faaliyetleriyle işletme faaliyetlerini birbirine karıştırmamak da bu sorumluluğun parçasıdır.

Medya kuruluşlarına soruyoruz: Yayımladığınız görüntünün nerede çekildiğini doğruladınız mı? Haberde adını verdiğiniz dernekle görüntü arasında nasıl bir ilişki var? İddiaları aktarırken soruşturma konusu olmakla suçun kanıtlanması arasındaki farkı koruyor musunuz? Yoksa LGBTİ+ kimliğinin, izleyicinin zihninde bütün boşlukları doldurmasını mı bekliyorsunuz?

“Kamuoyuna açık çalışmaların ve kayıtlı mali işlemlerin, sırf LGBTİ+ hakları için yürütüldükleri gerekçesiyle şüpheli ilan edilmesini kabul etmiyoruz!”

Her yıl defalarca devlet tarafından denetlenen dernekler, devlete beyan ettikleri kaynakları üzerinden hedef gösteriliyor. LGBTİ+ dernekleri, kuruluşları, faaliyetleri, gelirleri ve giderleri bakımından mevzuata tabi sivil toplum örgütleridir. Profesyonel çalışanların, gönüllülerin ve seçilmiş kurulların emeğiyle faaliyet yürütür; bildirim, kayıt ve denetim yükümlülükleri taşırlar. Kamuoyuna açık çalışmaların ve kayıtlı mali işlemlerin, sırf LGBTİ+ hakları için yürütüldükleri gerekçesiyle şüpheli ilan edilmesini kabul etmiyoruz. Yurt dışından fon almak da tek başına bir suç değildir. Bu desteklerin alınması ve kullanılması için mevzuatta bildirim ve kayıt usulleri vardır. İlgili kamu makamlarına bildirilen, banka üzerinden gelen ve mali kayıtlara işlenen kaynaklar, ‘yurt dışı bağlantısı’ denilerek gizli bir faaliyet ortaya çıkarılmış gibi sunulamaz. Bir usulsüzlük iddiası varsa bunun hangi işleme, hangi yükümlülüğe ve hangi delile dayandığı ortaya konulmalı. Paranın yurt dışından gelmesi, hak savunuculuğunun suç olduğuna dair bir gerekçe oluşturmaz. Bir derneğe destek vermek de herhangi bir somut bağ gösterilmeden suç finansmanı gibi anlatılamaz. Bu anlatının kamuoyunda yarattığı ima ağırdır: Sanki hak savunuculuğu için sağlanan kaynaklar çocukları istismara sürükleyen bir faaliyeti finanse ediyormuş gibi bir bağ kurulmaktadır. Böyle bir iddia, dernek isimleriyle ağır suçlamaların aynı paragrafta sıralanmasıyla doğrulanmış olmaz.

Bizlerin yıllardır emek verdiği alanlar bellidir: LGBTİ+’ların ayrımcılık karşısında haklarını öğrenmesi, adalete erişebilmesi, yaşadıklarını anlatabilmesi ve dayanışma kurabilmesi. Bir insanın şiddet gördüğünde yalnız kalmaması için yürütülen çalışmanın kaynağını şüpheli gösterirken, o insanın ihtiyaç duyduğu desteği kim sağlayacak? Destek mekanizmalarını itibarsızlaştırmanın bedelini kim ödeyecek?

“Bizler, başkalarının hakkımızda konuşmasını bekleyen sessiz bir topluluk değiliz”

LGBTİ+ olmak, dernek kurmak ve hak savunuculuğu yapmak suç değildir. Bizler, başkalarının hakkımızda konuşmasını bekleyen sessiz bir topluluk değiliz. Kendi hayatlarımız hakkında söz söylüyor, ayrımcılığı belgeliyor, kamu politikalarını eleştiriyor, talepler geliştiriyor ve örgütleniyoruz. Yurttaşlığımızı bu yollarla kullanıyoruz. Bizlerin varlığının ‘olağanlaştırılmasını’ önlemekten söz eden bir açıklama, somut suç iddialarının ötesinde bir siyasi sorun ortaya koyuyor.

Önlenmek istenen tam olarak nedir? Bir LGBTİ+’nın komşusu, iş arkadaşı, öğrencisi veya çocuğu olarak kabul edilmesi mi? Şiddete uğramadan yaşayabilmesi mi? Hak talep etmesi mi? Bir kamu makamının görevi, toplumun bir kesiminin varlığının kabul görmesini engellemek olabilir mi? ‘Müstehcenlik’ suçlaması da LGBTİ+ kimliklerini, bu kimlikler üzerine konuşmayı ve hak savunuculuğunu kendiliğinden suç kapsamına sokacak biçimde kullanılamaz. Bir topluluğun hakları, onun hayatını uygun bulup bulmayanların takdirine bırakılamaz.

Ailenin korunmasına ilişkin anayasal hükümler de insanların temel haklarını ortadan kaldıracak bir gerekçe olarak kullanılamaz. Örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü, özel hayatın korunması ve masumiyet karinesi LGBTİ+’lar için de geçerlidir. Bu haklardan yararlanmak için çoğunluğun onayını almak zorunda değiliz. Erişim engellerini, ev baskınlarını, gözaltıları ve kamuoyuna sunulan suçlayıcı anlatıyı birlikte değerlendirdiğimizde, LGBTİ+ örgütlenmesinin hareket alanının, varlığımızın ortadan kaldırılmak istendiğini görüyoruz. Hedef alınanlar birer dernek unvanından, yönetim kurulu listesinden veya sosyal medya hesabından ibaret değil. Arkadaşlarımızın hayatları, emekleri ve yıllar içinde kurdukları ilişkiler söz konusu. Onlarla dayanışma kuran, danışmak için başvuran, bir etkinliğe katılan insanların da korkuyla geri çekilmesi; ‘Benim de başıma gelir mi?’ diye düşünmesi söz konusu. Bu nedenle yaşananların sonuçları gözaltına alınan kişilerle sınırlı kalmıyor.

Biz güvenliği; kadınların şiddetten uzak yaşayabildiği, çocukların istismara karşı korunabildiği, LGBTİ+’ların evinde, sokakta, okulda ve işyerinde korkmadan var olabildiği bir hayat olarak anlıyoruz. Derneklerimizin kapısına polis göndererek, arkadaşlarımızı gözaltına alarak, sesimizi kısarak bu ihtiyaçları ortadan kaldıramazsınız.

‘Ailem Güvende’ diyorsunuz. Biz, bu açıklamayı duyan ve kendi evinde kimliğini saklamak zorunda kalan LGBTİ+’nın şimdi ne hissettiğini soruyoruz. Şiddet gördüğünde ulaşabileceği bir derneğin hedef alındığını gören insanın kime başvuracağını soruyoruz. Bir yakınının istismarına uğrayan çocuğun hayatında neyin değiştiğini soruyoruz.

“Arkadaşlarımızı serbest bırakın!”

Arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını, savunma haklarının eksiksiz sağlanmasını ve hak savunuculuğunu suç gibi gösteren uygulamalara son verilmesini talep ediyoruz. LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlere yönelik erişim engelleri kaldırılmalı; kişisel veriler, özel hayat ve derneklere başvuranların mahremiyeti korunmalı. Kamu makamları ve medya, soruşturma açıklamalarında kişileri ve kurumları peşinen suçlu ilan eden ve topluca hedef haline getiren bir dil kullanmaktan vazgeçmeli. İnsan hakları örgütlerini, kadın örgütlerini, çocuk hakları savunucularını, baroları, sendikaları ve bütün demokratik kamuoyunu bu sürece itiraz etmeye, eylemliliğe çağırıyoruz.

Örgütlenme özgürlüğünü savunuyorsak, bu hakkın LGBTİ+’lar için kullanılamaz hale getirilmesine karşı durmalıyız.”

(Editör: Özlem Ateş)

The post LGBTİ+ derneklerinden operasyonlara ortak tepki: LGBTİ+ olmak, dernek kurmak, haklarımızı savunmak suç değildir! first appeared on .

Post navigation

Previous Eğitim hakkı cepte eriyor: Lise öğrencisinin yıllık maliyeti 155 bin, üniversitede bu maliyet 483 bin liraya çıkıyor!
Next İstanbul Valisi Davut Gül ‘sizinkiler’ dedi, YENİ Parti’den yanıt gecikmedi! ‘Eliniz değmişken açıklasaydınız…’

Related Stories

Dervişoğlu emeğin milli gelirden payı yüzde 38’e geriledi diyerek bölüşüm şoku dedi
  • Dervişoğlu
  • Emek
  • Haber
  • Hak
  • İş
  • Kamu

Dervişoğlu emeğin milli gelirden payı yüzde 38’e geriledi diyerek bölüşüm şoku dedi

11 Ekim 2026
40 kurucu başkan sandıkta kaybetti
  • Eğitim
  • Seçim
  • Sonu

40 kurucu başkan sandıkta kaybetti

1 Ekim 2026 2
Yılanların kışın nereye saklandıkları ortaya çıktı
  • Eğitim
  • Kış
  • Yılanlar

Yılanların kışın nereye saklandıkları ortaya çıktı

1 Ekim 2026

Son Yazılar

  • Ankara Barosu’nda seçim heyecanı: Dört aday yarışıyor
  • Emekli zeytin işçisi isyan etti: Biz açız
  • Sanayi ürünlerine sıkı denetim: 148 ürüne toplatma kararı
  • Kripto varlık piyasasında büyük tehlike: Cüzdan güvenliği risk altında
  • Saray’dan tepki gelmişti: Sağlık Bakanı’ndan sigara satışında kimlik şartı için yeni açıklama
  • Tutuklanan gazeteciler Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç başka cezaevine sevk edildi
  • Tarlada kilosu 30 liradan satılıyor: Kış hazırlığı için hasat başladı
  • Son dakika | Özgür Özel: Türkiye’nin asıl beka sorunu gıdadır
  • Nvidia’dan oyunculara yeni darbe: RTX 5090 üretimi sona eriyor
  • Adıyaman Meydanı’nda çocuklar Filistinli akranları için resim çizip mesaj yazdı
  • Dilek Kaya İmamoğlu, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü mesajı yayımladı
  • Dervişoğlu emeğin milli gelirden payı yüzde 38’e geriledi diyerek bölüşüm şoku dedi
  • Çin ve AB, Beijing’deki toplantıda gümrük vergisi indirimini değerlendirecek
  • Bütçe yönetimi: Bilmeniz Gereken Şaşırtıcı Gerçekler
  • Banjo-Kazooie’nin Doğuşunu Sağlayan SNES Prototipi 30 Yıldan Sonra Ortaya Çıktı
  • Sermaye kaybı durumlarının belirlenmesine ilişkin uygulamanın süresi uzatıldı
  • Bebeklerde uyku Hakkında Sık Yapılan Hatalar
  • Aksaray Eskil’de minibüse çarpmamak için manevra yapan 14 yaşındaki çocuk ağır yaralandı
  • Bebeklerde uyku Hakkında Sık Yapılan Hatalar
  • Akın Gürlek’i ‘fon soruşturması’ için hedefe koymuştu: Özgür Özel’in o konuşması yeniden gündem oldu
  • TCMB ile KKTC Merkez Bankası arasında EÖS mutabakatı sağlandı, bağlantı kasımda
  • WoW: Forever’ın Betası Oyuncuları Eski Günlere Götürdü
  • Resident Evil Filmi Rotten Tomatoes Tarihinin En Yüksek Puanlı Video Oyun Uyarlaması Oldu
  • Bebeklerde uyku İçin Uygulanabilecek Pratik Yöntemler
  • Bebeklerde uyku Konusunda Doğru Bilinen Yanlışlar
  • Bebeklerde uyku Günlük Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?
  • Bebeklerde uyku Hakkında En Çok Merak Edilen Sorular
  • Bebeklerde uyku: Bilmeniz Gereken Şaşırtıcı Gerçekler




You may have missed

Ankara Barosu’nda seçim heyecanı: Dört aday yarışıyor
  • Avukat
  • Baro
  • Baro Başkan
  • Haber

Ankara Barosu’nda seçim heyecanı: Dört aday yarışıyor

13 Ekim 2026
Emekli zeytin işçisi isyan etti: Biz açız
  • Ekonomi
  • İşçi
  • Lira
  • Tarla
  • Zeytin

Emekli zeytin işçisi isyan etti: Biz açız

13 Ekim 2026
Sanayi ürünlerine sıkı denetim: 148 ürüne toplatma kararı
  • Denetim
  • Ekonomi
  • Milyon
  • Ürün
  • Ürünle
  • Uygunsuz

Sanayi ürünlerine sıkı denetim: 148 ürüne toplatma kararı

13 Ekim 2026
Kripto varlık piyasasında büyük tehlike: Cüzdan güvenliği risk altında
  • Cüzdan
  • Ekonomi

Kripto varlık piyasasında büyük tehlike: Cüzdan güvenliği risk altında

13 Ekim 2026
Copyright © All rights reserved. | DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
maximcasino
maximcasino
maximcasino
maximcasino
extrabet
extrabet
extrabet
extrabet
aa
xxx
avrupabet
vv
goldenbahis