Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak, fon soruşturmasına yönelik yüksek tutarlı işlemlere ilişkin olarak, “Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok” ifadelerini kullandı. Kaymak, MASAK’ın tüm mali işlemleri önceden denetlemesinin söz konusu olmadığını, kurumun yılda 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi aldığını aktararak, “Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok” dedi
AKP Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmeleri yapıldı.
MASAK: Şüpheli işlemlerin bildirimi esas
MASAK Başkanı Hasan Kaymak, kurumun çalışma sisteminin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, yükümlülerin müşterilerini tanıması ve işlemlerini takip etmesi esasına dayandığını belirtti. Müşterinin işlem profilinden farklı hareketler veya yasa dışılık şüphesi görülmesi durumunda bildirim yapılmasının beklendiğini ifade eden Kaymak, bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmeleri halinde bildirimde bulunmayabildiğini söyledi.
MASAK’ın denetimler sırasında bildirilmesi gereken işlemlerin bildirilmediğini tespit etmesi halinde cezai uygulamalar yaptığını kaydeden Kaymak, tüm mali işlemlerin kurumun denetiminden geçmesinin söz konusu olmadığını belirtti. Kaymak, şöyle konuştu:
“Diğer taraftan şöyle bir yanlış anlama var anladığımız kadarıyla: Ne çapta olursa olsun mali işlemlerin Mali Suçlar Araştırma Kurulunun denetiminden geçmesi diye bir durum söz konusu değil, hiçbir şekilde söz konusu değil. Nihayetinde eğer bir şüpheli işlem bildirimi ve erteleme talebi yok ise Mali Suçlar Araştırma Kuruluna gelen bilgiler zaten en erkeni 2 günde geliyor, bankacılık işlemi, işlem kayıtları dahil. ‘Bir işlem yapılmadan önce biz bir de Mali Suçlar Araştırma Kuruluna soralım. Burada bir şey olabilir mi, var mı yok mu diye araştırsın, öyle gerçekleştirelim’ şeklinde bir uygulama kanunda öngörülmüş değil.”
“Bahsedilen miktarlardaki işlemlere ilişkin en ufak iz yok”
Kaymak, MASAK’ın açık kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda diğer kurumlardan bilgi talep edebildiğini, ancak bankaların ve aracı kurumların işlemleri olağan kabul etmesi durumunda bunların bildirilmemesinin mümkün olduğunu söyledi. Bazı işlemlerin kayda girmeyebildiğini ve kripto varlıkların soğuk cüzdanlara aktarılması gibi hareketlerin izlenmesinin mümkün olmayabildiğini de ifade eden Kaymak, yüksek tutarlı işlemlerle ilgili olarak şunları söyledi:
“Bahsettiğiniz miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok. Zaten o büyük rakamlarla işlem yapacak Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok. Yani bunu belki yurt dışındaki bir hesaptan benim yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde bilgisayar üzerinden, flaş üzerinden bir soğuk cüzdana bu şekilde aktarmış da olabilir. Biz tabii ki yurt dışı merkezli olan kripto varlık hizmet sağlayıcılarını da tekrar tekrar uyarıyoruz: ‘Böyle bir işlem var mı, yapıldı mı, yapılmadı mı?’ diye. İşlem yapılmadan mümkün değil, bunu talep etmek mümkün değil. Senede 600 binden fazla şüpheli işlem bildirimi alan bir kurumuz.”
Kaymak, mevzuatta yüksek riskli işlemlerin takip edilmesine ilişkin düzenleme bulunduğunu, ancak hangi işlemlerin yüksek riskli sayılacağının yükümlülerin kendi ölçekleri ve müşteri profilleri doğrultusunda belirlendiğini söyledi.
“Bunları görme imkanımız elbette yok”
Kaymak, yurt dışındaki iştirakler arasında yapılan virmanlarla veya farklı yöntemlerle yüksek tutarlı değerlerin aktarılabileceğini belirterek, bütün bu işlemleri görmenin mümkün olmadığını söyledi. Kaymak, risk bazlı yaklaşım gereği her aracı kurumun kendi büyüklüğü ve müşteri profiline göre yüksek riskli işlemleri belirlemesi gerektiğini ifade etti. Kaymak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir firma yurt dışı iştirakini kurmuş ise, ikisi de menkul kıymet firması ise yapacağı bir virmanla pekala borsalar arasında değerlerini aktarıyor olabilir. İki kişiden birisi diğerinin cebine koyacağı bir flaşla yüksek miktarda değeri yurt dışına aktarabilir. Şimdi bunları görme imkanımız elbette yok.
Risk bazlı yaklaşımı uygulama taahhüdümüz var bizim. Her aracı firma kendi büyüklüğüne ve kendi müşteri profiline göre kimlerin yüksek riskli olduğunu belirler ve bunu Başkanlığa bildirir. Bu 400 milyarlık hareketlerin nasıl bir kompozisyonda olduğu konusunda bir bilgimiz yok, toplam birtakım iddialar var. Biz bunları araştırdığımız zaman büyük çaplı hareketleri göremiyoruz, sistemin her tarafına baktık. Bu işlemin farklı yöntemleri var. Karşımızda esasında günde muhtemelen ithalatla alakalı on binlerce, uluslararası kredi finansman ilişkileri bağlamında yüz binlerce her gün yapılan işlem var Merkez Bankamızdan, diğer bankalarımızdan geçen kendi ürünleri çerçevesinde.” (AA)
( AA )