Hürriyet yazarı Hande Fırat, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a yönelik Husilerin saldırıları konusunda kendisinden isteneni yapacağını düşündüğüne ilişkin açıklamasını değerlendirdi. Fırat, “Ankara’daki diplomatik ve güvenlik kaynaklarından edindiğim bilgiler, üzerinde çalışılan modelin Yemen’e Türk savaş gücü gönderilmesi olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin muhtemel katkısı Suudi Arabistan’ın kendi topraklarında savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik” diye yazdı.
Hürriyet yazarı Fırat, “Suudi Arabistan’ın savunulması başka, Yemen’de savaşa girmek başka. Ankara şimdi bu iki kavram arasındaki sınırı belirleyecek” ifadelerini kullandığı bugünkü yazısında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları konusunda kendisine yöneltilen soruya, Erdoğan’dan müdahale etmesini isteyebileceği yanıtını verdiğini ve “Başkan Erdoğan’ın istediğimi yapacağını düşünüyorum” dediğini hatırlattı. Fırat, şöyle devam etti:
“Bu açıklama, Türkiye’nin yeni kurulan Mekke Savunma İttifakı kapsamında üstlenebileceği görevler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar, İran’la devam eden savaş ve Washington’ın bölgesel stratejisi birlikte değerlendirildiğinde çok daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor; ABD, Türkiye’yi Yemen savaşının içine çekmek mi istiyor? Bir de Türkiye, Suudi Arabistan’ın savunmasına katkıda bulunurken Yemen’de doğrudan savaşmadan bu yeni güvenlik mimarisinin içinde kalabilir mi?
Önce Trump’ın açıklamasını doğru yere oturtalım. Birincisi, Trump Türkiye’den destek isteme ihtimalini dile getirdi. İkincisi, Erdoğan’ın bu isteğe olumlu yanıt vereceği yönünde kendi beklentisini açıkladı. Üçüncüsü ise henüz ortada doğrulanmış bir Amerikan askeri talebi veya Türkiye’nin Yemen’e müdahale kararı bulunmuyor. Trump’ın sözlerini ‘Türkiye, Yemen savaşına giriyor’ biçiminde yorumlamak da küçümsemek de yanlış olur. Belli ki ABD’nin burada daha geniş bir stratejik hesabı var.”
“Türk askeri Yemen’e gidecek mi?” sorusunu da yanıtlayan Fırat, şunları kaydetti:
“Bu sorunun yanıtı yazının en önemli noktası. Ankara’daki diplomatik ve güvenlik kaynaklarından edindiğim bilgiler, üzerinde çalışılan modelin Yemen’e Türk savaş gücü gönderilmesi olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin muhtemel katkısı Suudi Arabistan’ın kendi topraklarında savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik. Eğitim, danışmanlık, istihbarat, erken ihbar, hava savunması, teknik destek. Bu görevler için Türk askeri personelinin Suudi Arabistan’da bulunması ihtimali değerlendirilebilir. Ancak bu, Yemen’de Husilere karşı savaşmakla aynı şey değil. Aradaki fark hem askeri hem siyasi hem de hukuki. Türkiye’nin önündeki en önemli mesele görev tanımının açık olmasıdır.”
( ALINTI www.hurriyet.com.tr/yazarlar/hande-firat/trumpin-yemen-cikis… )