Basın ve meslek örgütü temsilcileri, kayyım atanan Halk TV’ye destek ziyaretinde bulunarak çalışanlarla dayanışma mesajı verdi. Ziyarette yapılan açıklamalarda, Halk TV’ye yönelik müdahalenin son bulması ve T24, Kısadalga ile Bianet başta olmak üzere bağımsız medya kuruluşlarına getirilen erişim engellerinin kaldırılması çağrısı yapıldı.
Halk TV’ye kayyım atanmasının ardından Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) temsilcileri kanalı ziyaret etti. Meslek örgütü temsilcileri, gerçekleştirdikleri ziyarette Halk TV çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti.
“T24, Kısadalga ve Bianet’e uygulanan sansür, halkın gözünü kapatma çabasıdır”
Ziyaret sırasında konuşan ÇGD Ankara Şube Başkanı Demet Aran, ekranların karartılması ve hesapların kapatılmasıyla hakikatin susturulamayacağını ifade ederek şunları söyledi:
“Halk TV’ye polis baskınıyla girilmesi, genel yayın yönetmeni ve çalışanların yayın akışını sürdürme taleplerinin reddedilmesi, kanala kayyım atanarak ekranın fiilen karartılması, yargı ve kolluk kuvvetlerinin bağımsız medyayı susturma aracına dönüştürüldüğünün en somut göstergesidir. Bir medya kuruluşunun hukuki süreçler gerekçe gösterilerek fişinin çekilmesi, milyonlarca yurttaşın anayasal hakkı olan haber alma özgürlüğüne indirilmiş doğrudan bir darbedir. Baskı dalgası yalnızca televizyon kanallarıyla sınırlı kalmamaktadır. Son dönemde T24, Kısadalga ve Bianet gibi yayın organlarına, çok sayıda meslektaşımızın sosyal medya hesaplarına aralıksız erişim engelleri getirilmektedir. Sulh Ceza Hâkimliklerinin seri kararlarıyla getirilen bu erişim engelleri, bağımsız haberciliği dijital alanda da tamamen görünmez kılmayı amaçlamaktadır.”
Dijital mecraların halkın habere ulaştığı kamusal alanlar olduğuna işaret eden Aran, sözlerini şöyle sürdürdü:
“T24, Kısadalga ve Bianet’e uygulanan sansür, doğrudan halkın gözünü ve kulağını kapatma çabasıdır. RTÜK cezaları, dijital erişim engelleri ve nihayetinde kayyım rejimleriyle eleştirel gazetecilik tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Gazeteciler kayyımlarla, polisiye tedbirlerle ve sansür kararlarıyla biat ettirilemez. ÇGD ve TGS Ankara Şubeleri olarak çağrımızı yeniliyoruz: Halk TV’ye yönelik kayyım uygulaması ve ekran karartma müdahalesi derhal son bulmalıdır. Medya kuruluşlarına ve gazetecilere yönelik erişim engelleri derhal kaldırılmalıdır.”
“Sansür sadece gazetecilerin değil, bütün toplumun sorunudur”
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Akarsu Çelik ise medyaya yönelik müdahalelerin son yıllarda arttığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yanımda Halk TV markasını bugünlere getiren meslektaşım Semra Topçu var. Kendisi gibi yüzlerce gazetecinin emeği var Halk TV markasının bugünlere gelmesinde. TELE1 tam bir yıl önce birtakım iddialarla kapatıldı, içi boşaltıldı. Meslektaşlarımız işsiz bırakıldı ve halkın haber alma hakkı elinden alındı. Merdan Yanardağ casusluk suçlamasıyla hâlâ tutuklu. Türkiye’nin en çok okunan internet haber portalı T24’e erişim engeli getirildi. Gerekçe, ‘LGBTİ artıların propagandası yaptığı’ gibi hepimizin güldüğü bir iddia. Ve şimdi de Halk TV. ‘Mali operasyon’ diyorlar adına ama burada yüzlerce gazeteci işsiz kalacak ve bununla da kalmayacak. Halkın en fazla izlediği haber kanalından verilen o bilgilerden bütün toplum mahrum bırakılacak. O yüzden diyoruz ki sansür sadece gazetecilerin sorunu değildir, bütün toplumun sorunudur. Sansür, yeni rejimin tahkim edilmesi için bir aparat hâline gelmiştir. Herkesi desteğe çağırıyoruz.”
“Şu an karanlık yaşansa da o güneş elbet doğacak”
Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker de destek ziyaretinde bulunan meslek örgütlerine teşekkür etti. Yapılan operasyonu kanalı kapatma girişimi olarak değerlendiren Asker, şunları kaydetti:
“Demokrasinin olduğu bir ülkedeyiz, bunu vurgulamak istiyorum. Eninde sonunda bu ülkede bir sandık olacak ve o sandıkta karar verilecek. Halk TV’nin gece yarısı şafak baskınıyla yayınını durdurabilirsiniz. Ama Halk TV ile halkın arasında kurulan o gönül köprüsüne mümkün değil dokunamazsınız. O gönül köprüsü gücünü Neşet Ertaş’ın, Mahsuni Şerif’in Serinpınar’ından alıyor. Vallahi hiç giremezsiniz o köprünün arasına, o Serinpınar’ı bulanıklaştıramazsınız. Senelerdir bizi zirveye taşıyan Halk TV izleyicisiyle öyle güçlü bir bağ var ki, o bağ olduğu sürece biz yine işsiz kalabiliriz, üzülebiliriz ama onları mutlu etmek için bir gazeteci ordusu burada. Hep beraber bu dayanışmayı daha da olgunlaştırarak, halkı da yanımıza alarak en kısa zamanda, önünde sonunda o sandık gelecek. Er ya da geç, karanlığın sonunda güneş doğuyor. Şu an karanlık yaşansa da o güneş elbet doğacak.”
( ANKA )