Gazeteci Fatih Altaylı, AKP’li bir isimle yaptığı görüşmeyi aktardığı bugünkü yazısında, fon krizinin parti tabanında tepkiye yol açtığını yazdı. AKP’li isim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öfkeli olduğunu ve sorumlular hakkında adım atacağını belirterek “Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız tüm verileri topluyor. Ne kadar kızgın ve öfkeli olduğunu anlatamam. Burada bir komplo, bir tezgah varsa bile partimizden isimlerin buna alet olmasını da kabul etmiyor. Biz gereğini yapacağına inanıyoruz” dedi. AKP’li isim, Erdoğan’ın “Onun üslubu farklıdır” diyerek heyecanla hareket etmediğini, topladığı verileri değerlendirdikten sonra harekete geçtiğini söyledi.
Altaylı, kimliğini açıklamadığı AKP’li ismin, parti tabanında fon krizine yönelik tepkinin büyük olduğunu söylediğini aktardı. Görüştüğü kişi, tepkilerin yalnızca para kaybedenlerle sınırlı olmadığını, konunun büyük kentlerde ve Anadolu’da ayrıntılı biçimde konuşulduğunu belirtti.
Altaylı’nın ilgili yazısının tamamı şöyle:
“Dün AK Parti’nin genç kuşak, önemli isimlerinden biriyle kısa da olsa sohbet etme fırsatım oldu. Adı akçeli işlere karışmamış, başarılı bir isim.
Aylar önce karşılaşmış, siyasetten konuşmuştuk. Çok keyifli değildi. Partinin oy kaybetmesinden, anketlerde gerilemesinden yakınıyordu.
Yine sohbet etme fırsatı bulunca “Yeniden birinci parti olmuş görünüyorsunuz. Rakipler dağılınca üstünlüğü yeniden ele geçirdiniz” dedim.
Son derece samimi bir biçimde “Evet, bir toparlanma var ama bu fon meselesi büyük sıkıntı” diyerek konuyu açtı.
“Bunu bir yönetici olarak mı söylüyorsunuz, sahayı bilen, gezen bir partili olarak mı?” diye sordum.
“İkisi de” dedi. “Tabanda tepki oldukça büyük” diye ekledi.
“Taban derken para kaybedenleri mı kastediyorsunuz? Onlara bir ödeme yapılacak ve mesele bu şekilde halledilecek gibi görünüyor” dedim.
Anlattı:
“Para kaybedenler elbette tepkili ama para kaybetmeyenler de tepkili. Bunu her yerde görüyoruz. Normalde bizim tabanımız bu gibi konuları çok konuşmaz. Bu kez, başka bir şey konuştukları yok desem yeridir. Büyük kentlerde, Anadolu’da her yerde bu mesele konuşuluyor. Hem de çok detaylı biçimde. Kimsenin hoşgörü ile baktığı falan da yok. İlk kez böyle bir durumla karşı karşıyayız.” dedi.
“Peki ne olacak? Ne yapıyorsunuz, ne yapmayı planlıyorsunuz?” diye sordum.
“Biz Sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatı ile geziyor, dolaşıyor, bilgi topluyor, halkın tepkisini gözlemliyoruz. Sonra da bunları en açık haliyle yukarıya iletiyoruz. Sansürsüz. Şunu da anlatıyoruz. Bu işin üstü örtülemez ve emin olun örtülmeyecek de! Şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız tüm verileri topluyor. Ne kadar kızgın ve öfkeli olduğunu anlatamam. Burada bir komplo, bir tezgah varsa bile partimizden isimlerin buna alet olmasını da kabul etmiyor. Biz gereğini yapacağına inanıyoruz.”
“Evet ama toplumda bazı isimlere dokunulmadığı gibi bir algı oluştu.”
“Haklısınız. Bunun da yarattığı bir tepki var zaten, partili büyüklerimiz de bunu kamuoyu önünde seslendiriyor. Biz de kendi bulgularımızı parti yönetimine aktarıyoruz. Ben eminim ki, herkes emin ki, Sayın Cumhurbaşkanı bunun hesabını soracaktır. Ama onun üslubu farklı. Heyecanla hareket etmez. Bekler, veri toplar, onları değerlendirir, sonra harekete geçer. Şu anda da böyle olduğundan kuşkunuz olmasın. Bu işin içinde olanları silecektir. Bunu hepimiz biliyoruz. Örtbas edilmesinin siyasi bir bedeli olur. Bu bedeli partinin değil, sorumlularının ödemesi gerektiği konusunda kimsenin farklı bir düşüncesi olamaz.” dedi.
Bu cümlelerden anladığım kadarıyla iktidar partisi, fon yolsuzluğunun ekonomik zararının yanı sıra siyasi bir zarar da verdiğinin gayet farkında ve belli ki, bununla ilgili verileri parti içinde çok açıkça konuşma ve istişare etme amacında. Örgüt bu olan biteni hazmedemeyeceğini açıkça söylediğine göre, birileri bir bedel ödeyecek.”
( ALINTI fatihaltayli.com.tr/yazarlar/fatih-altayli/2026-10-14/kayyum… )