Kripto para piyasasında “Balina James” lakabıyla bilinen Richard James Schueler’in, yatırımcıların 1,5 milyar dolarlık fonunu sahte projeler ve manipülatif işlemlerle ele geçirdiği belirtiliyordu. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından suçlanan ve Interpol’ün kırmızı bültenle aradığı Schueler’in İstanbul’da yakalandığı bildirildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından yürütülen siber istihbarat çalışmaları kapsamında kripto para cüzdanlarındaki hareketler ve blokzincir üzerindeki transferler incelendi. Yapılan analizlerde, milyonlarca dolarlık transferlerin İstanbul merkezli bir IP adresiyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından Schueler’in Beşiktaş’ta lüks bir rezidansta yaşadığı belirlendi.
BEŞİKTAŞ’TA ŞAFAK OPERASYONU
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Interpol-Europol Daire Başkanlığı tarafından yürütüldüğü belirtilen çalışmaların ardından operasyon düzenlendi. 14 Ekim sabahı Özel Harekat ekiplerinin de katıldığı baskında Schueler gözaltına alındı.
EVİNDEN 4 MİLYON DOLAR NAKİT ÇIKTI
Schueler’in evinde yapılan aramalarda gizli çelik kasalar bulunduğu ve kasalardan yüksek miktarda nakit para ile çok sayıda değerli eşya çıktığı kaydedildi. Ele geçirilenler arasında özel üretim 53 Rolex ve 11 Patek Philippe marka saat, 4 milyon dolar nakit para, pırlanta ve altın ağırlıklı ziynet eşyaları ile ruhsatsız ateşli silahlar ve mühimmatın bulunduğu aktarıldı.
Evde ayrıca şifrelenmiş dijital materyaller, soğuk kripto para cüzdanları, yüksek işlem gücüne sahip bilgisayarlar ve kripto madenciliğinde kullanılan cihazların ele geçirildiği bildirildi. Özel soğutma sistemleriyle donatılmış cihazların ve gelişmiş ağ donanımlarının, kripto para işlemlerinde kullanıldığı değerlendirildi.
İSTANBUL’DAN YÖNETİLEN PARA AĞI
Evde bulunan dokümanlar üzerinde yapılan ilk incelemelerde, Schueler’in İstanbul’u uluslararası para trafiğini yönetmek için kullandığı iddia edildi. Şüphelinin, ele geçirdiği öne sürülen 1,5 milyar dolarlık fonun izini kaybettirmek amacıyla parayı farklı hesaplara ve şirketlere aktardığı; ABD, Finlandiya ve İspanya’da kurulan paravan şirketler üzerinden para aklama faaliyetleri yürüttüğü ileri sürüldü.
Dairenin duvarlarının arkasında gizli bölmeler bulunduğu, bu alanlarda hem suç gelirlerinin saklandığı hem de kripto para işlemlerine yönelik teknolojik bir altyapı kurulduğu iddia edildi.